Emeklilik Maaşlarında İyileştirme
28 Ekim 2026 Çarşamba 20:22TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI 13. ZİRVESİ "Türk dünyası olarak, sarsılmaz kardeşliğimize dinamit koymak isteyenlerin karşısına inanıyorum ki yine birlik ve beraberlikle dikileceğiz" "TÜRKİYE BÖLGESİNİN HUZUR ADASI OLAN BİR ÜLKEDİR" "Biz huzura, refaha, güvenliğe giden yolun birlik ve beraberlikten geçtiğine inanıyoruz. Coğrafyamızın tamamında ihtilafları azaltmanın, ittifakları büyütmenin samimi çabası içindeyiz. Türkiye olarak ne Libya'da ne de bir başka İslam beldesinde artık ayrılık, gayrılık görmek istemiyoruz. İnşallah bu arzumuz Libya'da da kuvveden fiile geçecektir. Libya mutabakatı büyük bir adım. Bu adımla iki ülkenin hakları garanti altına alındı. Biz Doğu Akdeniz'de tabiricaizse birilerine gol atmanın peşinde değiliz. Sadece deniz yetki alanı hak ve menfaatlerimizi korumanın derdindeyiz. Libya ile mutabakatın onaylanması sonrası AB başta olmak üzere verilen tepkilerin meşru gerekçesi yoktur. AB başta olmak üzere tüm aktörlerden yapıcı iradeyi sergilemeyi bekliyoruz. Agresif söylemlerin kimseye faydası olmaz, Türkiye bunlara göre harita belirleyen bir ülke değildir. Türkiye olarak ne Libya’da ne başka bir İslam beldesinde artık ayrılık gayrılık görmek istemiyoruz. Türkiye'yi Doğu Akdeniz'den dışlamaya çalışanlara, ülkemiz ile Libya'nın ortak iradesine saygı gösterilmesini beklediğimizi tekrar hatırlatıyorum. Siyasette de dış politikada da tek pusulamız Türkiye'nin çıkarlarıdır. Ucunda bedel ödemek dahi olsa Türkiye, Türk milleti için doğru, hayırlı olanı yapmakta asla tereddüt göstermeyiz. Mutabakat dolayısıyla bizi kıyasıya eleştiren, 'Libya'da ne işimiz var' diyen siyasetçilerin bugün hakkımızı teslim eder noktaya gelmelerini Türk dış politikası, Türk siyasetinin geleceği adına kıymetli buluyorum. Türkiye, her karışında sulh-u sükunun hakim olduğu bir ülkedir. Türkiye, 86 milyonun birlik ve dirlik içinde kardeşçe yaşadığı, bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir. Avrupa'nın kimi ülkelerinde yaşanan olaylardan cesaret alarak benzer bir teşebbüsün hayalini kuranlar varsa şunu bilsinler ki Türkiye sokakta bulunmamıştır. Sokağa teslim edilecek bir ülke de değildir" "Toplumsal refahı ve sosyal adaleti merkeze alarak hazırladığımız 2027 yılı bütçesiyle ülkemizin üretim gücünü ve rekabet kapasitesini artıracak, ekonomimizi dış şoklara daha dayanıklı hale getireceğiz. Sevgili vatandaşlarım, 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Teklifimizi geçen hafta Gazi Meclisimizin takdirine sunduk. Gideri 27 trilyon 276 milyar lira geliri 23 trilyon 408 milyar lira olarak hesaplıyoruz. Refahı ve sosyal adaleti merkeze alarak hazırladığımız 2027 yılı bütçesiyle ülkemizin üretim gücünü ve rekabet kapasitesini artıracak, ekonomimizi dış şoklara karşı inşallah daha dayanıklı hâle getireceğiz. Makroekonomik istikrarımızı koruyacak, dezenflasyon sürecini hızlandıracak ve kamu kaynaklarını daha etkin kullanacağız. Tüm bunları yaparken ekonomide kırmızı çizgimiz olan yatırım, istihdam, üretim ve ihracatımızı güçlendireceğiz. Şehirlerimizi deprem başta olmak üzere doğal afetlere karşı dirençli hâle getirmekte kararlıyız. Bunun için 2027 yılı bütçemizde kentsel dönüşüm ödeneklerini yüzde 176 artırarak 276 milyar liraya çıkardık. Sosyal konut ödeneğini yüzde 150 artırarak 250 milyar liraya yükselttik. Deprem hasarlarının giderilmesi ve afetlere karşı dayanıklılığın artırılması amacıyla 2027 bütçesinde 769 milyar lira ayırdık. 2026 yılı sonu itibarıyla depremden etkilenen illerimiz için yaptığımız harcama, güncel fiyatlarla 5,4 trilyon liraya ulaştı" Haberin devamını okumak için Lütfen sonraki sayfaya geçiniz..
Haber Yazılımı: So Bilişim














